DLC’ler artık oyunların değişmez bir parçası haline geldi. Herhangi bir yapım piyasaya sürüldükten sonra DLC paketleriyle destekleniyor. Yeni senaryo, yeni silahlar, haritalar vs… başka birçok öğe bu eklentilerle yapıma ekleniyor. Battlefield 3’e de DLC gelmemesi gibi bir durum olamazdı. Esas konumuz olan Close Quarters, Battlefield 3’ün ikinci indirilebilir içeriği olma özelliğini taşıyor.
Yakın dövüş
Close Quarters oyuna 4 yeni harita, 10 yeni silah, 5 tane Dogtag, 10 tane Assignment ve 2 mod ekliyor. Eklentinin en önemli özelliği ise yakın çatışmalara odaklı olması ki, zaten haritalar bu şekilde normal Battlefied haritalarına göre küçük olarak tasarlanmış. DLC’de Donya Fortress, Operation 925, Scrapmetal ve Ziba Tower haritaları var. Hepsi kapalı mekana sahip ve Battlefield’ın klasik araç kullanma özelliği ise eklentide yok.
Her haritanın kendine özgü bir tasarımı var. Mesela Ziba Tower isminden de belli olduğu gibi yüksek bir gökdelen. Katları var ve ortasında büyük bir meydana sahip. Diğer haritalar da aynı şekilde kendine has kapalı tasarımları ile dikkat çekiyor. Ama hepsinin belirli bir alanı var ve bu yüzden alışık olduğumuz geniş haritalarda uzak mesafelerden rakibi avlama olayları yaşanmıyor. Bunun yerine yakın çatışmalar hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Yüksek Frag yapabileceğimiz gibi hızlı bir şekilde de ölebiliyoruz.
Dünyadaki her türlü oyunun tanıtımı ve sistem gereksimleri ayrıca oyunlardan görseller ve oyun hakkında bilgiler oyunburada ile yanınızda. System Requirements for each game trail and the visual world, and in addition you information about games.
Translate
16 Ekim 2012 Salı
Mortal Kombat
Karşılıklı dövüş oyunları arasında Mortal Kombat serisinin diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, -içerdiği kan ve vahşet dozajının yanı sıra- MK’dan keyif almak için gerçekten ustalaşmak gerekiyor olmasıdır. Tekken’de ya da Street Fighter’da yaptığınız gibi uçan tekme-çelme kombinasyonunu iyi bir MK oyuncusu karşısında denerseniz, tek elde edeceğiniz şey -hiç de estetik olmayan bir biçimde- birkaç parçaya bölünen dövüşçünüzün mağlubiyeti olacaktır.
İlk olarak arcade salonlarında tanıştığım Mortal Kombat serisini, MK Trilogy sonrasında oynamaktan vazgeçmiştim. Zira o dönem yaygınlaşan “her şeyi üç boyuta taşıma” furyasının başarısız sonuçları olan Mortal Kombat 4 ve sonrasındaki tüm oyunlar, pek çok yönden kusurluydu.
Serinin dokuzuncu oyunu olan yeni Mortal Kombat ise, Midway’in batmasıyla birlikte seriyi devralan Warner Bros.’un Chicago stüdyolarının, yeni adıyla Netherrealms Studios’ın elinden çıkıyor. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Mortal Kombat vs. DC Universe ile paralellikler gösteren oyun, bu sefer neredeyse her yönden o ilk ruhu yakalayıp, bazı iyileştirmelerde bulunmuş.
Bize ne anlatacaksınız Lord Raiden?
Mortal Kombat serisinin kronolojik olarak sonuncusu olan MK: Armageddon’ın final sahnesiyle başlayan oyun, Raiden’ın ölmeden hemen evvel geçmişteki benliğine bir mesaj göndermesi ile hikayeyi ilk üç Mortal Kombat’in zaman dilimine taşıyor. Yaşanacak felaketi çeşitli aydınlanma anlarında gören Raiden da, bu orijinal üçlemedeki olayları ufaktan değiştirerek, aynı hazin sonu önlemeye çalışıyor
Bugüne kadar MK oyunlarında hikayeye çok fazla yoğunlaşamamamızın nedeni, yapımcıların aksiyona ağırlık vermesiydi. Yeni Mortal Kombat’ın hikaye moduna girdiğinizde ise, daha önce sadece MK serisinde değil, neredeyse hiçbir dövüş oyununda görmediğiniz kadar derin bir senaryoyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Ringe çıkacağınız dövüşçüyü sizin tayin etmediğiniz bir hikaye modu hayal edin; belirlenen senaryoda sahne ışıkları kimin üzerindeyse, o dövüşçünün kontrolünü alıyorsunuz. Örneğin ilk turnuvada Johnny Cage ile başlayıp, önce Raiden’ın tayfası, sonra da değişen senaryo nedeniyle bazı sürpriz isimlerin kontrolünü üstleniyorsunuz. Hikaye akışı içerisinde dövüşler ve videolar arasındaki geçiş çok başarılı gerçekleşiyor. Kendinizi, sadece dövüşlere müdahale ettiğiniz uzun bir aksiyon filmi izler gibi hissetmeniz mümkün.
MK1, MK2 derken sırasıyla orijinal üçlemenin hikayesini tamamladığınızda, bitirdiğiniz oyunun bir karşılıklı dövüş oyunu olduğuna inanmakta güçlük çekebilirsiniz. Senaryo sonunda neredeyse tüm karakterleri en az bir iki dövüş boyu yönettiğiniz, Sektor ve Cyrax gibi karakterlerin robot olmadan önceki hallerini ve bazı normal karakterlerin siber dövüşçüye dönüşümlerini gördüğünüz bir macera kalıyor aklınızda..
İlk olarak arcade salonlarında tanıştığım Mortal Kombat serisini, MK Trilogy sonrasında oynamaktan vazgeçmiştim. Zira o dönem yaygınlaşan “her şeyi üç boyuta taşıma” furyasının başarısız sonuçları olan Mortal Kombat 4 ve sonrasındaki tüm oyunlar, pek çok yönden kusurluydu.
Serinin dokuzuncu oyunu olan yeni Mortal Kombat ise, Midway’in batmasıyla birlikte seriyi devralan Warner Bros.’un Chicago stüdyolarının, yeni adıyla Netherrealms Studios’ın elinden çıkıyor. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Mortal Kombat vs. DC Universe ile paralellikler gösteren oyun, bu sefer neredeyse her yönden o ilk ruhu yakalayıp, bazı iyileştirmelerde bulunmuş.
Bize ne anlatacaksınız Lord Raiden?
Mortal Kombat serisinin kronolojik olarak sonuncusu olan MK: Armageddon’ın final sahnesiyle başlayan oyun, Raiden’ın ölmeden hemen evvel geçmişteki benliğine bir mesaj göndermesi ile hikayeyi ilk üç Mortal Kombat’in zaman dilimine taşıyor. Yaşanacak felaketi çeşitli aydınlanma anlarında gören Raiden da, bu orijinal üçlemedeki olayları ufaktan değiştirerek, aynı hazin sonu önlemeye çalışıyor
Bugüne kadar MK oyunlarında hikayeye çok fazla yoğunlaşamamamızın nedeni, yapımcıların aksiyona ağırlık vermesiydi. Yeni Mortal Kombat’ın hikaye moduna girdiğinizde ise, daha önce sadece MK serisinde değil, neredeyse hiçbir dövüş oyununda görmediğiniz kadar derin bir senaryoyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Ringe çıkacağınız dövüşçüyü sizin tayin etmediğiniz bir hikaye modu hayal edin; belirlenen senaryoda sahne ışıkları kimin üzerindeyse, o dövüşçünün kontrolünü alıyorsunuz. Örneğin ilk turnuvada Johnny Cage ile başlayıp, önce Raiden’ın tayfası, sonra da değişen senaryo nedeniyle bazı sürpriz isimlerin kontrolünü üstleniyorsunuz. Hikaye akışı içerisinde dövüşler ve videolar arasındaki geçiş çok başarılı gerçekleşiyor. Kendinizi, sadece dövüşlere müdahale ettiğiniz uzun bir aksiyon filmi izler gibi hissetmeniz mümkün.
MK1, MK2 derken sırasıyla orijinal üçlemenin hikayesini tamamladığınızda, bitirdiğiniz oyunun bir karşılıklı dövüş oyunu olduğuna inanmakta güçlük çekebilirsiniz. Senaryo sonunda neredeyse tüm karakterleri en az bir iki dövüş boyu yönettiğiniz, Sektor ve Cyrax gibi karakterlerin robot olmadan önceki hallerini ve bazı normal karakterlerin siber dövüşçüye dönüşümlerini gördüğünüz bir macera kalıyor aklınızda..
COMPANY OF HEROES 2
COMPANY OF HEROES 2:
Relic'in unutulmaz bir RTS oyunu olan Company of Heroes, 2. oyunuyla geri döndü. Doğu cephesindeki savaşları konu edinen oyunda bu sefer Rus ordusunun başına geçiyoruz.
Hava durumları artık savaş alanımızı etkiliyor. Heryer karlar ile kaplıyken tanklarla yola çıkmak pek de mantıklı bir tercih değil mesela. Ayrıca yeni oyun ile birlikte bizim görebildiklerimiz, askerlerimizin görebildikleriyle sınırlı. Böylece savaş deneyimini hiç yaşamadığımız kadar gerçekci bir biçimde yaşayacağız
BORDERLANDS 2
Bu yıl içerisinde en çok beklenen oyunlar arasında olan Borderlands 2, hayranlarıyla buluştu. Zaman kaybetmeden incelemeye aldığımız oyun için şunu baştan söyleyelim, bu oyunun bağımlısı olacaksınız.
Peki ilk Borderlands ile arasında ne fark var? Öncelike söyleyebileceğim şey, bu oyunda silah yelpazesi gerçekten çok genişlemiş. İlk oyunda zaten epey fazla olan silahlar Borderlands 2'de adeta çığırından çıkmış halde. Aynı zamanda eski haritanın 2 katı büyüklüğe sahip bir haritaya sahip olan Borderlands 2'de, sıkılmadan uzun saatler geçireceksiniz.
GearBox ve 2K Games firmaları, çevre öğelerine de çok dikkat etmişler. Eskiden görev aldığınız insanlar hareketsizken, artık kendilerine ait animasyonları var. Aynı zamanda çevresel faktörler de düşünülmüş. Çevrenizde gerçekten nefes alan insanlar mevcut. Bunlarla görev ve silah alımı gibi hareketlere girişebiliyorsunuz. Kısacası, bu oyunda yaşadığınız dünya ilk Borderlands'e göre daha gerçekçi.
İlk oyundan 5 sene sonra çıkan Borderlands 2 oyunu, Pandora dünyasında geçiyor. Handsome Jack adlı çılgın kötünün kontrolü altındaki bir ordu, bölgenin madenlerinde bulunan mineralleri sömürmek üzere bölgeyi kontrolü altına almış. Bölge halkını sindirmeye çalışan Handsome Jack'in eli ise bayağı güçlü. Sadık cani insanlardan tutun da, robotlar ve yaratıklardan oluşan bir ordu ile yenilmezliğini ilan ederken söylediği tek bir cümle var: "Sıkıyorsa gelin ve yakalayın".
borderlands 2 pc playstation 3 xbox 360 fi
sky jacker
Kaydol:
Yorumlar (Atom)